Ara (2007)
7 Nisan, 2008 yazan: homonihilis
Yumurta’daki Yusuf hiç değilse kendine karşı dürüsttü. Durumunun bilincindeydi, umutsuzdu ama bunu kendinden saklamak derdi yoktu. Ara’da kalmış olan Ender ise başta kendine riyakar. Çünkü Ender, “O sızı hiç geçmeyecek biliyor musun? Biz hiç doymayacağız.” diyecek kadar kendini biliyor. Ama bildiği bu gerçeği kabullenmiyor yıllarca, kendini kandırıyor, başka biri olmaya çalışıp duruyor. Filmdeki arada kalmışlık da, arayıp bulamama da bu aslında.
Diğerlerinin daha somut sebepleri var mutsuzlukları için. İki ülke arasında, iki adam arasında, iki cinsiyet arasında kalmışlar. Ama Ender’in arada kalıp arayıp durmak için böyle bir sebebi yok aslında. Kendi kendisinin arasında kalmış, kendini sıkıştımış köşeye. Bir süre sıkışmış olmadığını ispata çalışıyor ama sonunda dayanamayıp pes ediyor. Ve o ukala, kendini beğenmiş, başarılı ve paralı adam “Artık başka bir adam olucam. Olmazsam ölücem lan…” deyiveriyor.
Filmin sonunda Ender’in ölmüş olduğunu duymak, hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü kendini hiç var edememişti ve var etme ihtimali belki de hiç yoktu. Çağın ölümcül salgını kronik anlam yetmezliğine bir kurban daha…
